Çarşamba, 24 Cemaziyelevvel 1448
Hz. Âişe Validemizin Evlilik Yaşı (6): Cübeyr b. Mut'im Meselesi ve Gösterilen Beş Kaynak

Hz. Âişe Validemizin Evlilik Yaşı (6): Cübeyr b. Mut’im Meselesi ve Gösterilen Beş Kaynak

Hz. Âişe Validemizin Evlilik Yaşı · 6. bölüm / 8

Bu yazı 8 bölümlük dizinin 6. bölümüdür ve tek başına okunabilir. Bütün bölümlerin listesi yazının sonundadır.

Bu bölümde kısaca
“Önce Cübeyr ile nişanlıydı, dört yaşında nişan akıldışı” iddiası için gösterilen beş kaynağın hiçbirinde “Müslümanla dünür olmam” sözü ve “iki yıl” arası yoktur; Ahmed, Heysemî ve Taberî aynı kıssada altı ve dokuz yaşını söyler.

Beşinci bölümde Hz. Âişe’nin Mekke dönemine dair rivayetlerinin, onun Müslüman bir ailenin içinde doğup büyüdüğünü gösterdiğini, iki tanesinin ise açıkça “o gün küçüktüm, oynuyordum” dediğini gördük.

Bu bölüm tek bir iddiaya ayrılmıştır, çünkü iddia sahibi bu konuda beş ayrı kaynak sayar ve bu kaynakların her biri ayrı ayrı açılmayı hak eder. İddia şudur:

İddia
“Hz. Âişe, Resûlullah ile nişanlanmadan önce Mut’im b. Adî’nin oğlu Cübeyr b. Mut’im ile nişanlıydı. Mut’im, Ebû Bekir Müslüman olunca ‘Ben Müslüman biriyle dünür olmam, Muhammed’e inanan bir adamın kızını evime gelin almam’ diyerek nişanı bozdu. Hz. Âişe bundan iki yıl sonra Resûlullah ile nişanlandı. Altı yaşında nişanlandıysa, iki yıl önce dört yaşında bebek iken mi nişanlandı? Böyle akıldışı bir iş olamaz. Kaynaklar: Buhârî Nikâh 11; Ahmed, Müsned 6/210; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid 9/225; Beyhakî, Sünen 7/129; Taberî, Târîh 3/161–163.”

Bu kaynakların her birini sırasıyla açıyoruz.

Gösterilen kaynaklar tek tek açıldığında

1. Buhârî, Nikâh 11

Buhârî’nin Kitâbü’n-Nikâh’ındaki on birinci babın başlığı şudur:

بَابُ تَزْوِيجِ الصِّغَارِ مِنَ الْكِبَارِ

“Küçüklerin büyüklerle evlendirilmesi babı.” Babın altındaki hadis:

أَنَّ النَّبِيَّ ﷺ خَطَبَ عَائِشَةَ إِلَى أَبِي بَكْرٍ، فَقَالَ لَهُ أَبُو بَكْرٍ: إِنَّمَا أَنَا أَخُوكَ، فَقَالَ: أَنْتَ أَخِي فِي دِينِ اللهِ وَكِتَابِهِ وَهِيَ لِي حَلَالٌ

“Nebî ﷺ Âişe’yi Ebû Bekir’den istedi. Ebû Bekir ona ‘Ben senin kardeşinim’ dedi. Resûlullah ﷺ de ‘Sen benim Allah’ın dininde ve kitabında kardeşimsin; o bana helaldir’ buyurdu.” (Buhârî, Nikâh 11, no. 5081; Şâmile metni.)

Bu babda ne Mut’im geçer ne Cübeyr. İmam Buhârî bu hadisi, küçük kızın yaşça büyük bir erkekle evlendirilmesine delil olarak getirmiştir. İddia sahibinin ilk kaynağı, Hz. Âişe’nin nikâh sırasında küçük olduğunu babın başlığıyla ilan eder.

2. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned (6/210; Risâle neşrinde no. 25769)

Kıssanın Mut’im ile ilgili kısmı şudur:

قَالَتْ أُمُّ رُومَانَ: إِنَّ مُطْعِمَ بْنَ عَدِيٍّ قَدْ كَانَ ذَكَرَهَا عَلَى ابْنِهِ، فَوَاللهِ مَا وَعَدَ وَعْدًا قَطُّ فَأَخْلَفَهُ لِأَبِي بَكْرٍ، فَدَخَلَ أَبُو بَكْرٍ عَلَى مُطْعِمِ بْنِ عَدِيٍّ وَعِنْدَهُ امْرَأَتُهُ أُمُّ الْفَتَى، فَقَالَتْ: يَا ابْنَ أَبِي قُحَافَةَ، لَعَلَّكَ مُصْبِئُ صَاحِبَنَا مُدْخِلُهُ فِي دِينِكَ الَّذِي أَنْتَ عَلَيْهِ إِنْ تَزَوَّجَ إِلَيْكَ. قَالَ أَبُو بَكْرٍ لِلْمُطْعِمِ بْنِ عَدِيٍّ: أَقَوْلُ هَذِهِ تَقُولُ؟ قَالَ: إِنَّهَا تَقُولُ ذَلِكَ. فَخَرَجَ مِنْ عِنْدِهِ وَقَدْ أَذْهَبَ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ مَا كَانَ فِي نَفْسِهِ مِنْ عِدَتِهِ … فَزَوَّجَهَا إِيَّاهُ وَعَائِشَةُ يَوْمَئِذٍ بِنْتُ سِتِّ سِنِينَ

“Ümmü Rûmân dedi ki: Mut’im b. Adî onu oğlu için anmıştı. Vallahi Ebû Bekir hiçbir sözünden dönmemiştir. Ebû Bekir Mut’im’in yanına girdi; yanında oğlanın annesi olan karısı vardı. Kadın ‘Ey Ebû Kuhâfe’nin oğlu! Oğlumuz seninle akraba olursa, belki onu dininden çevirip kendi dinine sokarsın’ dedi. Ebû Bekir Mut’im’e ‘Bunun söylediğini mi söylüyorsun?’ dedi. Mut’im ‘O böyle söylüyor’ dedi. Ebû Bekir, Allah içindeki söz ağırlığını gidermiş olarak oradan çıktı… Ve onu Resûlullah ﷺ’e nikâhladı. Âişe o gün altı yaşındaydı.”

Aynı rivayetin sonunda Hz. Âişe zifafı için وَأَنَا يَوْمَئِذٍ بِنْتُ تِسْعِ سِنِينَ “o gün ben dokuz yaşındaydım” der. (Ahmed, el-Müsned, Risâle neşri 42/501–505, no. 25769; Şâmile metni.) Muhakkikler isnadı için إِسْنَادُهُ حَسَنٌ der ve hadisin tamamının muttasıl olduğunu belirtir.

Rivayetten çıkan dört şey:

  1. Resmî bir akit yoktur. Mut’im onu oğlu için “anmıştı” (ذَكَرَهَا عَلَى ابْنِهِ). Ebû Bekir de bu konuda söz vermişti. Fakat bu bir nikâh akdi değil, sözlü bir vaattir; aşağıda görüleceği gibi vaadi geri alan da Ebû Bekir’dir.
  2. “Müslümanla dünür olmam” sözü yoktur. Endişeyi dile getiren Mut’im değil, karısıdır: “Oğlumuzu dininden çevirirsin.” Mut’im yalnızca “o böyle söylüyor” der.
  3. “İki yıl” yoktur. Ebû Bekir Havle’ye “bekle” deyip çıkar, Mut’im’e gider, döner ve Havle’ye “Resûlullah’ı bana çağır” der. Mut’im görüşmesi ile nikâh aynı ziyaret zincirinin içindedir.
  4. Yaş açıktır. Nikâhta altı, zifafta dokuz.

3. Heysemî, Mecmau’z-Zevâid 9/225

Heysemî bu kıssayı hem Taberânî’den hem Ahmed’den nakleder. Ahmed rivayetinde فَزَوَّجَهَا إِيَّاهُ، وَعَائِشَةُ يَوْمَئِذٍ بِنْتُ سِتِّ سِنِينَ “Onu ona nikâhladı; Âişe o gün altı yaşındaydı” ve وَأَنَا يَوْمَئِذٍ ابْنَةُ تِسْعِ سِنِينَ “o gün ben dokuz yaşındaydım” kayıtları vardır. Taberânî rivayeti için Heysemî’nin hükmü: رَوَاهُ الطَّبَرَانِيُّ، وَرِجَالُهُ رِجَالُ الصَّحِيحِ غَيْرَ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَلْقَمَةَ، وَهُوَ حَسَنُ الْحَدِيثِ “Taberânî rivayet etti. Râvileri Sahîh’in râvileridir; yalnız Muhammed b. Amr b. Alkame hariç, o da hasenü’l-hadîstir.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, Mektebetü’l-Kudsî, 9/225–227; metin.)

4. Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ 7/129

Gösterilen sayfada Mut’im, Cübeyr veya nişan bozma geçmez. Sayfadaki bab بَابُ اسْتِحْبَابِ التَّزْوِيجِ بِالْأَبْكَارِ “Bakirelerle evlenmenin müstehab oluşu” babıdır. Orada Hz. Âişe’nin, Resûlullah ﷺ’in kendisinden başka bakireyle evlenmediğini bildiren rivayeti başlar. (Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 7/129; Şâmile metni.)

5. Taberî, Târîh 3/161–163

Taberî, iddia sahibinin gösterdiği sayfada kendi sözüyle şunu yazar:

فَأَمَّا عَائِشَةُ فَكَانَتْ يَوْمَ تَزَوَّجَهَا صَغِيرَةً لَا تَصْلُحُ لِلْجِمَاعِ

“Âişe’ye gelince, Resûlullah ﷺ onunla evlendiği gün küçüktü; henüz zifafa elverişli değildi.” (Taberî, Târîhu’r-Rusül ve’l-Mülûk, thk. Muhammed Ebü’l-Fazl İbrâhim, Dâru’l-Maârif, 3/161; Şâmile metni.)

Aynı yerde Havle kıssası gelir; Mut’im’in karısının sözü لَعَلَّنَا إِنْ زَوَّجْنَا ابْنَنَا ابْنَتَكَ أَنْ تَصْبِئَهُ وَتُدْخِلَهُ فِي دِينِكَ şeklindedir ve kıssa yine وَهِيَ يَوْمَئِذٍ ابْنَةُ سِتِّ سِنِينَ “o gün altı yaşındaydı” ve وَأَنَا يَوْمَئِذٍ ابْنَةُ تِسْعِ سِنِينَ “o gün ben dokuz yaşındaydım” kayıtlarını taşır. Taberî ardından Urve’nin Abdülmelik’e yazdığı mektubu da nakleder: وَعَائِشَةُ يَوْمَئِذٍ ابْنَةُ سِتِّ سِنِينَ … وَهِيَ يَوْمَ بَنَى بِهَا ابْنَةُ تِسْعِ سِنِينَ (3/163–164).

Özet tablo

Gösterilen kaynak İddia sahibine göre Kaynakta yazan
Buhârî, Nikâh 11 Cübeyr ile nişan Bab: “Küçüklerin büyüklerle evlendirilmesi”; Mut’im ve Cübeyr geçmez
Ahmed 25769 (6/210) Mut’im “Müslümanla dünür olmam” dedi Endişeyi karısı söyler; aynı ziyaret; nikâhta 6, zifafta 9
Heysemî 9/225 — Taberânî’den “o gün altı yaşındaydım”; isnad hasen
Beyhakî 7/129 — Bakireyle evlenme babı; kıssa geçmez
Taberî 3/161–163 — Taberî: “Evlendiği gün küçüktü”; kıssada 6 ve 9

“Dört yaşında nişan akıldışıdır” sözü

Ortada resmî bir akit değil, sözlü bir vaat olduğu yukarıda görüldü. Böyle bir vaadin küçük bir çocuk için yapılması da garip değildir: Çocuklar için aileler arasında erken yaşta söz kesilmesi pek çok toplumda bilinen bir örftür; Türk örfündeki “beşik kertmesi” bunun bir örneğidir. Bir haberin sabit olup olmadığı, bugünkü bir zihnin onu garip bulmasıyla değil, isnadıyla ölçülür.

İbn Sa’d’ın naklettiği rivayetlerde ise Ebû Bekir’in, Resûlullah ﷺ’e cevap vermeden önce Mut’im’e verdiği sözden kendisinin çözülmek istediği anlatılır: إِنِّي كُنْتُ أَعْطَيْتُهَا مُطْعِمًا لِابْنِهِ جُبَيْرٍ فَدَعْنِي حَتَّى أَسُلَّهَا مِنْهُمْ “Onu Mut’im’e oğlu Cübeyr için vermiştim; bırak da onu onlardan çözeyim.” (İbn Sa’d, et-Tabakātü’l-Kübrâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 8/46–47; Şâmile metni.) Aynı yerde de Hz. Âişe’nin altı yaşında nikâhlanıp dokuz yaşında zifafa girdiği nakledilir.

Varsa gösterin
1. Mut’im b. Adî’nin “Ben Müslüman biriyle dünür olmam” veya “Muhammed’e inanan bir adamın kızını gelin almam” dediğini bildiren rivayet: kaynak, cilt, sayfa ve isnad.
2. Mut’im görüşmesi ile Resûlullah ﷺ’in nikâhı arasında “iki yıl” geçtiğini bildiren rivayet.
3. Buhârî’nin Nikâh 11’inde Cübeyr b. Mut’im’in adının geçtiği yer.

Bu bölümün neticesi

Cübeyr iddiası, gösterilen kaynakların okunmadan sıralandığını gösterir. Beş kaynağın biri (Beyhakî 7/129) kıssaya hiç değinmez. Ahmed, Heysemî ve Taberî aynı kıssanın içinde altı ve dokuz yaşını açıkça söyler; Taberî ayrıca kendi sözüyle “evlendiği gün küçüktü” der. Buhârî’nin bab başlığı ise nikâhın küçük yaşta olduğunu ilan eder. İddia sahibinin kaynak listesi, iddiasını kelimesi kelimesine reddeder.

Hadislerdeki “tezevvecenî” kelimesinin nişan değil nikâh olduğu ikinci bölümde gösterilmişti; küçük kızın nikâhının fıkhî hükmü ise sekizinci bölümde delilleriyle ele alınacaktır.

Bir sonraki bölümde, Hz. Âişe’nin evliliğinden sonraki hâlini anlatan iki rivayet grubunu, oyuncak ve salıncak rivayetlerini ve İfk hadisini ele alıyoruz. Bu rivayetler, iddia sahibinin “zifafta 18–19 yaşında genç bir kadındı” sözünü Hz. Âişe’nin kendi ağzından sınar.

Kaynaklar

  • Buhârî, es-Sahîh, Nikâh 11, no. 5081.
  • Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, Risâle neşri, no. 25769 (42/501–505).
  • Heysemî, Mecmau’z-Zevâid ve Menbau’l-Fevâid, Mektebetü’l-Kudsî, 9/225–227.
  • Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 7/129.
  • Taberî, Târîhu’r-Rusül ve’l-Mülûk, Dâru’l-Maârif, 3/161–164.
  • İbn Sa’d, et-Tabakātü’l-Kübrâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 8/46–47.

Bu makale Kardeşder (Osmangazi Gençlik Hareketi Yardımlaşma ve Kardeşlik Derneği) tarafından hazırlanmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir