Min Hac Buyu’ : Alışveriş Ticaret - 07G H
B. SELEM (PEŞİN PARA İLE VERESİYE MAL ALMAK)
H. MÜŞTEREK KULLANILAN YERLERDE İZDİHAM YARATMAK
Herkese açık olan yol, gelip geçenlere zarar verecek şekilde kullanılamaz, ona saçak uzatılamaz ve kemer yapılamaz.
Saçakların ve kemer yapılan yolun, uzun boylu insanın başına koyduğu yükle birlikte geçebileceği yükseklikte olması şarttır. Yol süvarilerin ve kafilelerin geçtiği bir yol ise, devenin üzerindeki hev-deç ve ona bağlı gölgeliğin direkleri ile birlikte altından geçebileceği yükseklikte olmalıdır. Saçakları yola uzatmak üzerine antlaşma yapmak, yola seki yapmak veya ağaç dikmek haramdır. Zayıf kavle göre gelip geçenlere zarar vermiyecek şekilde yola ağaç dikmek caizdir.
Ortak olanların dışında başkasının çıkmaz sokağa saçak direklerini uzatması haramdır. Keza ortak olanların bir kısmının, diğer ortaklardan izin almadan sokağa saçak direklerini uzatmaları en sahih kavle göre haramdır.
Çıkmaz sokağa ortak olan, evinin kapısı yola açılan kimsedir. Evinin duvarı yola bitişik olup kapısı yola açılmayan kimse çıkmaz yola ortak olamaz.
Sokağa ortak olanların hepsi sokağın tümünde mi, yoksa her biri evinin kapısından sokağın başına kadar olan kısımda mı hak sahibi olur? Bu konudaki farklı iki görüşten ikincisi en sahih olanıdır. Ortak olmayan kimse, yol için kapısını çıkmaz sokağa açamaz. En sahih kavle göre ortakların rızasını alarak kapısını yola açabilir.
Bir kimse kapısı yola açıldığı halde sokağın baş tarafına uzak ikinci bir kapı açarsa, ortakları onu bundan men edebilirler. Şayet yeni açacağı kapı yolun başına yakın olur da eski kapısını kapatmazsa hüküm aynıdır. Fakat eski kapısını kapatırsa, onu yeni bir kapı açmaktan men edemezler.
Bir kimsenin iki evi olur da kapıları iki çıkmaz sokağa veya biri çıkmaz sokağa diğeri de ana caddeye açılıyorsa ve her iki ev arasında bir kapı açmak isterse, en sahih kavle göre bundan men edilemez. Yola ortak olanların, çıkmaz sokağa kapı açmaktan men edilen kimse ile bir mal üzerine sulh yapmaları sahihtir. Bir kimsenin açık veya çıkmaz sokağa duvarından pencere açması caizdir.
İki kişinin evleri arasında bulunan duvar birisine mahsus olur. Bazen her ikisi onda ortak olur. İmam'ın son kavline göre bir kişiye ait duvara sahibinin izni olmadan başkası merteklerini koyamaz ve bu konuda duvar sahibi icbar edilemez. Şayet direklerin konulması için ücret almadan rıza gösterirse, bu âriye sayılır. Onun sahibi direkler henüz konulmadan bu sözünden cayabilir. Keza en sahih kavle göre, direkler konulduktan sonra da sözünden cayabilir. Duvar sahibinin bu sözünden cayabilmesi, direk sahibine şu iki husustan birini tercih etme yetkisini verir:
1- Bir ücret karşılığında direkleri yerinde bırakmak.
2- Direkleri kaldırmak ve meydana gelecek noksanlık farkını ödemekle borçlu olması.
Zayıf kavle göre, duvar sahibinin sözünden cayması, sadece ücreti talep etme imkanı verir. Duvar sahibi direklerin konulmasına razı olur ve bir ücret karşılığında üzerinde bina yapılmasına müsaade eder veya üzerine bina yapılmak üzere duvarın üst kısmım ica-reye verirse, bu icare akdi olur. Şayet " Üzerine bina yapılmak üzere evi veya duvarın intifa hakkını sattım." derse, en sahih kavle göre, akdin hem satış hem de icare akdi olmasına ihtimal vardır. Böyle bir akidden sonra duvarların üzerine bina yapılırsa, duvar sahibi binayı derhal bozamaz. Duvar kendiliğinden bozulursa; duvar sahibi duvarını, müşteri de binasını yapar. Duvarların üzerine bina yapmak için verilen izin bir ücret karşılığı olsun veya olmasın hüküm aşısından aynıdır.
Üzerine bina yapılacak yerin uzunluğunun ve genişliğinin; duvarın kalınlığının keyfiyetinin (içinin dolu veya boş olması) ve üzerine yapılacak tavanın keyfiyetinin (kubbeli veya direkli olması) açıklanması şarttır.
Bir kimse arazisinde bina yapılmasına izin verirse, binanın yapılacağı yerin miktarım açıklaması yeterlidir.
İmam'ın son kavline göre, ortakların izni olmadan biri müşterek duvara merteğini koyamaz, duvara kazık çakamaz ve pencere açamaz. Fakat duvara yaslanabilir ve zarar vermeksizin bir eşyayı dayayabilir. Yabancı birine ait duvara yaslanmasının veya bir eşyayı dayamasının hükmü de aynıdır, imam'ın son kavline göre, duvarı imar etmek için bir ortak diğerlerini icbar edemez.
Ortaklardan biri kendi aletleri ile yıkılmış duvarı tamir etmek isterse, diğerleri ona mani olamaz. Tamir ettiği duvar mülkiyetine geçmiş olur, istediği eşyayı üstüne koyabilir ve dilediğinde duvarı bozabilir. Şayet ortakları kendisine "Duvarı bozma, payımıza düşen masrafı öderiz." derlerse, tekliflerine icabet etmesi gerekmez.
Ortaklardan biri müşterek yıkıntının molozları ile yıkılan duvarı yapmak isterse, diğerleri onu men edebilirler. Yardımlaşmak suretiyle duvarı yıkıntı molozlarından yaparlarsa, önceden olduğu gibi ortak olurlar. Ortaklar, arkadaşlarından birine duvarı yaptırmak üzere fazla hisse vermeyi şart koşarlarsa bu caizdir. Bu fazla hisse, diğerlerinin hissesinden iş yapanın çalışmasına karşılık verilen ücrettir.
Suyu tarlasından geçirerek götürmek ve arsasından kar atmak için bir kimsenin mülk sahibi ile bir mal üzerine sulh akdi yapması caizdir.
İki kişi mülkleri arasında bulunan duvar konusunda anlaşmazlığa düşerlerse bakılır: Şayet duvar birisinin binasına bitişik olur ve duvarın bina ile beraber yapıldığı biliniyorsa, duvar onun olur. Şayet duvar müstakil ise, her ikisi onda ortak olur. Bunlardan birisi duvarın kendisine ait olduğuna dair delil getirirse, kendisine ait olduğuna karar verilir. Şahit göstermezlerse her ikisi de yemin eder. Şayet yemin eder veya yemin etmekten çekinirlerse ikisi de duvara ortak olur. Birisi yemin ederse, malın ona ait olduğuna karar verilir. Şayet birisinin mertekleri duvarın üzerinde olursa, bu duvarın kendisine ait olmasına tercih sebebi olamaz.
İki mülk arasındaki duvar gibi olan alt ve üst kat arasında bulunan tavanın üst kattan sonra ihdas edildiği mümkün ise, her ikisi bunda ortak olur. Üst kattan sonra yapıldığı mümkün değilse tavan alt kata sahip olanındır.
R. KIRAD - MUDAREBE (SERMAYE EMEK ORTAKLIĞI)
S. MÜSÂKÂT (AĞAÇLARIN BAKIMI VE SULAMA İŞİ)
İslami Okul Okulların En Önemlisi