Perşembe, 15 Zilkade 1440

İbn-i Teymiyye’de Akıl-Nakil ilişkisi

Akıl ile nakili nasıl bağdaştırmamız gerektiği noktasında yol gösterici bir çalışma…
Burhanettin Kıyıcı’nın basılmamış doktara tezi sizlerle…

 

İBN-İ TEYMİYYE’DE AKIL-NAKİL İLİŞKİSİ
(Der’u Tearuzi’l-Akl ve’n-Naklı Bağlamında)
Doktora Tezi
Burhaneddin KIYICI
Tez Danışmanı : Prof.Dr. İlhami GÜLER
Ankara Üniversitesi / 2009

 

Eseri İndir

Bu Yazılar da var

Kütüphane-1

Akide KONU KAYNAK BOYUT PDF KONU KAYNAK BOYUT PDF Selef-i Salihîn Akidesi Abdullah b. Abdulhamid …

İSLAMA GÖRE MÜZİK VE HÜKMÜ

İSLÂMÎ AÇIDAN MÜZİK VE TEGANNÎ   Özgün Adı: el-Ğına ve’l-Mûsîka Telif: Saîd el-Kahtânî Telif: Abdullah …

3 Yorum

  1. Bu kitaba Ek olarak bu konuda…

    Şeyhu’l İslam İbn Teymiyye : Akıl Nakil Çatışması
    Şeyhu’l İslam İbn Teymiyye’ye göre akıl bir dini hükmü idrak edemezse kusuru hükümde değil, akılda aramak gerekir; çünkü esas olan din ve nakildir, akıl ise tasdik ve idrak edicidir. İbn Teymiyye bundan aklın nakle veya naklin akla tercihi hükmünü çıkarmamak gerektiğini zira böyle bir çabanın kişiyi akıl ile naklin birbirine çelişir olduğu hükmüne götüreceğini söylemiştir. İbn Teymiyye nakli temel kabul eden bu çalışmaları sonucunda tevhidin yalnızca imandan ibaret olmadığı, ancak amel ile bütünleşince gerçek anlamıyla idrak edileceği hükmüne varmıştır.
    İbn Teymiye’ye göre sarih makûl nasslara asla muarız olmaz. Sadece bazı şüpheler, varsayımlar, kapalı anlamlar ve la­fızlardan dolayı bazen çatışma var gibi gözükebilir. Ancak bunlar izah edilir, açıklanırsa, muarız olan şeylerin sofistik şüpheler olup, aklî burhanlar olmadığı ortaya çıkar. [İbn Teymiye, Der’u Te‘âruz, I/133, I/156.]
    İbn Teymiye sözü edilen akılcılar ile aklı büsbütün ihmal ederek nassların zahirî anlamlarına sarılanlar arasında mutedil bir yol takip etmiştir. İbn Teymiye’ye göre akılcılar nakle gereken özeni göstermezken, harfî anlamlara sarılanlar da sahih nassı sahih olmayana katmışlar, Kur’an’ın haberî anlamına yönelip delâlet yönünü gözden kaçırmışlardır. [Herras, M. Halil, İbn Teymiye es-Selefî Nakduhu li Mesaliki’l-Mutekellimîn ve’l-Felasife, . 39 ]
    Anladığımız kadarıyla İbn Teymiye nakle hürmet etmemekten, Kur’an ve hadis ilimlerini yeterince bilmemeyi, bilenlerin görüşlerini dikkate almamayı kastetmektedir.
    İbn Teymiye’ye göre felsefeciler, Mu‘tezile ve Eş‘arîler akîde konusunda akıl ve nakil çatıştığı zaman aklın öncelenmesi gerektiği yolundaki genel prensipleri nedeniyle haktan uzaklaşmışlardır. Akidevî problemlerde akıllarını hakem yaparak nasslara karşı gerekli özeni göstermemişlerdir. [Herras, Halil, İbn Teymiye es-Selefî Nakduhu li Mesaliki’l-Mutekellimîn ve’l-Felasife, 39]
    İbn Teymiye aklın nakle öncelenmesinin Kur’an’a ve sünnete hürmetsizlik olduğu düşüncesindedir.[İbn Teymiye, Der’u Te‘âruz, V/258.]
    O, Seleften hiç kimsenin akıl, rey ve kıyas yolu ile Kur’ân’a ters düşmediğini, herhangi bir konuda aklın ve naklin çatıştığı düşüncesiyle, aklın önceliğini gerekli görmediğini savunur.[İbn Teymiye, el-Furkân, XIII/27-29; a.mlf. Der’u Teâruz, V/255-256]
    İbn Teymiye’nin aklı, naklî hükme boyun eğdirme israrı Cuveynî, Gazâlî, Razî ve diğer büyük kelâmcıların temsil ettiği kelâmî akılcılığa karşı çıkma konusundaki güçlü isteğinden kaynaklanmaktaydı.[Lui Sâfî, el-Vahy ve’l-Akl, 52]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.