Çarşamba, 22 Zilhicce 1441

KÖPEK HANGİ AMAÇLA EVDE VEYA İŞYERİNDE TUTULABİLİR

(3480)- İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Av ve çoban köpeği dışında köpek besleyenin ecrinden her gün iki kıratlık eksilme olur.” (Sâlim derki: “Ebû Hüreyre (bu hadisi rivayet ederken): “…Veya ziraat köpeği”  derdi,) çünkü o ziraat sahibi idi.” [Buhârî, Sayd 6; Müslim, Müsâkât 50, (1574); Muvatta, İsti’zân 12, (2, 969); Tirmizî, Ahkâm 4, (1487); Nesâî, Sayd 12-14 (7, 187-188).]

(3481)- Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Sürü veya av veya ziraat köpeği dışında bir köpek besleyen kimsenin ecrinden her gün bir kırat eksilir.” [Buhârî, Hars 3, Bed’ü’l-Halk 14; Müslim, Müsâkât 58, (1579); Ebû Dâvud, Sayd 1, (2844); Tirmizî, Ahkâm 4, (1490); Nesâî, Sayd 14, (7, 188, 189).]

Hadislerin açıklaması:

1. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) köpeklerle ilgili olarak bir çok beyânlarda bulunmuştur. Burada o hadislerden sâdece iki tanesi yer almaktadır. Bu iki hadis, köpek beslemeyi birkaç istisna dışında yasaklamaktadır. Bu istisnalar koyun köpeği, av köpeği ve ekin köpeğidir.

Köpekle ilgili hadislerden birkaçını kaydediyoruz: “İbnu Ömer anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) köpeklerin öldürülmesini emir buyurdu ve Medine civarına da köpeklerin öldürülmesi için haber gönderdi.”

Yine İbnu Ömer der ki: “…Biz de Medine ve etrafına dağılarak öldürmedik köpek bırakmadık. Hatta çöl halkından bir kadına refakat eden köpeğini dahi öldürdük.”

Hz. Câbir  anlatıyor: “Resûlullah bize köpekleri öldürmeyi emir buyurdu. Hatta kadın,  köpeği ile çölden gelirdi de biz o köpeği bile öldürürdük. Sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) köpekleri öldürmeyi yasakladı ve:

‘Halis siyahını, (hele hele) iki noktalısını öldürmeye bakın, çünkü o şeytandır.’ buyurdu.”

“Abdullah İbnu Mugaffel anlatıyor: “Resûlullah buyurdu ki: ‘Eğer köpek, ümmetlerden bir ümmet olmasaydı, hepsinin öldürülmesini emrederdim. Öyleyse onların siyah olanlarını öldürün.’

2. Köpek besleyenin ecrinden bazı rivayetlerde bir, bazı rivayetlerde iki kîrat eksilme olacağı belirtilmiştir.

Kîrat nedir? Lügatte beş arpa ağırlığı veya yarım dânik ve bir şeyin yirmi dörtte biri gibi ma’nâlara gelir. Burada kesin bir miktar aramak gerekmez, “Allah’ın bildiği bir miktar.” olarak anlamanın uygun olacağı belirtilmiştir. Yani köpek besleyen bir kimsenin her gün sevabından bir cüzü eksilecektir.

Bu eksilmenin sebebi, “meleklerin köpeğin olduğu yere girmemesi” ile izah edilmiştir. Bazı âlimler: “Köpek başkalarını rahatsız ettiği için.”  demiştir. köpeğin necaset yemesi, pis koku yayması, bazılarının şeytan olması, kaplara ağzını sokması gibi başka sebepler de zikredilmiştir. Ancak burada Resûlullah’ın koyduğu bir yasağın işlenmesi vardır.

Zamanımızda köpek beslemenin çevre kirliliğinden, insanları meşgul ederek zamanlarını öldürmeye, insanların insanlarla olan beşerî münasebetlerini azaltmaya varıncaya kadar  saymakla bitmeyen yeni mahzurları ortaya çıkmıştır. Şu halde yasağı mülâhaza ederken bunların hepsini göz önüne almak gerekir.

Âlimler, bazı rivayetlerde “bir,” bazı rivayetlerde “iki kîrat”lık eksilmeden bahsedilmiş olmasını da dikkate alarak bunun sebebini belirtmeye çalışırlar: “Az eziyet (veya zarar) veren, fazla eziyet (veya zarar) veren köpeğe göre değişir.” demişlerdir. Resûlullah’ın bu beyanlara, farklı zamanlarda yer vermiş olması da muhtemeldir. Söz gelimi evvela bir kîrat eksilmeden bahsedilmiş, sonra yasağın şiddeti artırılarak zararın iki kîrat olduğu söylenmiş olabilir.

3. ULEMÂNIN HÜKMÜ:

Şâfiîlerden Nevevî’ye göre “İhtiyaç yokken köpek beslemek haramdır. Av, ziraat ve çoban için köpek beslemek caizdir. Ev ve sokakların korunması için köpek beslemek hususunda iki nokta-i nazar var: Birine göre caizdir, diğerine  göre değil. Esahh olan görüş şudur: Madem ki, hadislerde üç maksadla köpek beslemeye izin verilmiştir. Buna kıyasla sahih bir ihtiyaç olursa başka maslahatlar içinde beslenebilir.”

Hanefîlerden İbnu’l-Hümâm, “av, çoban ve ziraat maksadlarıyla köpek beslemek bi’l-icmâ caiz ise de hırsız veya düşman korkusu olmadan (sırf zevk, moda olsun diye) köpek beslemenin câiz olmadığını” belirtir ve eve sokulmaması gerektiğini söyler.

(Bugün bazı apartman ve dublex binaların çatı katında düşman korkusu bahane edilerek cins köpek bakılmaktadır. Hırsızın çıkma ihmalinin bulunmadığı yerlere bu hayvanlar klubelerinin ya da çitlerinin kapıları olarak  bakılmaktadır. Bu da bu kimselerin bu besleme türünün islamda olan hırsız ve düşmandan korumaya yönelik olmadığını gösterir. Köpek çatı katında bağlı olduğu ya da kapalı bulunduğu halde nasıl olacak da saldırgan düşman ya da hırsıza karşı koyacak? Bu günümüz Arap toplumunda yaygınlaşmış eve alamadıklarından beyan onlara bunu üslü göstererek amellerinden kırat eksiltmek için bunu yapmıştır. Yine aynı şekilde araca koltuğa köpeğin bindirilmesi ve onun yere oturulması kesinlikle caiz değildir. Soluduğu kabın 7 kez yıkanmasını emreden Allah Rasulü buna asla cevaz vermemiştir. Değişik şekillerde selef bir köpreğin ata bindirilmesini bu yönlerden caiz görmemişlerdir…)

 

Mâlikîler, bu meselede biraz daha yumuşak davranırlar. Onlar, belirtilen maksadlarla beslenen köpeklerin temiz olduğuna da hükmederler. Ancak diğer mezhep mensupları bu görüşü, köpeğin su içtiği kabın yedi kere yıkanmasını emreden hadise aykırı bularak tenkid ederler.

4. ÇEVRE TEMİZLİGİ VE KÖPEK:

Bilhassa sosyetik muhitlerde olmak üzere Batı’ya özenti şeklinde köpek besleme merakı memleketimizde yaygınlık kazanma vetîresine girmiştir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) İslâm diyarlarının böyle bir musibetle karşılaşacağını önceden görerek, bu meseleye ayrı bir ehemmiyet atfetmiş, köpek besleme işini müstakillen ele alıp uyarmış ve yasaklamanın fiilî örneğini vermiştir. Öyle ise, her müslüman bu konuda sağlıklı bir bilgi ve net bir kanaat sahibi olmalıdır.Bu maksadla, hem köpek konusunda buraya kadar kaydedilenleri özetlemek, hemde İslam’ın koyduğu köpek besleme yasağının çevre temizliği açısından ehemmiyetini tebârüz ettirmek için, bu maksadla kaleme alınmış bir tahlilimizi aynen sunuyoruz:

“Çevre ve yolların temizliğinden bahsederken, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’ın köpek beslemekle ilgili olarak koyduğu bir yasaktan bahsetmemiz gerekmektedir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Medine devrinde köpek beslemeyi yasaklar ve şöyle der:

“Kim bir köpek beslerse, her gün amelinden bir kîrat eksilir. Çoban, tarla veya av köpeği bundan hariçtir.” Tarla köpeğinin istisnâya dahil edilmesi bütün rivayetlerde mevcut değildir ve hatta sahâbe arasında münâkaşalıdır.

Köpek mevzuunda Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bu yasaklama ile yetinmez, bizzat öldürülmelerini de emreder. Öldürme emrinden çoban ve av köpeğini hariç tutar.

Rivayetler, bu maksadla Medine sokaklarına ve yakın çevresine hususî vazifelilerin çıkarıldığını ve şehrin bira ra  tek köpek kalmayacak şekilde temizlendiğini tasrih eder. (Peki soruyoruz o zamanlar düşman mı yoktu hırsızlık mı yoktu? Ve yine soruyoruz günümüzde kamera sistemlerinden tutun hırsız için bir çok önlem varken bunu yapmaya kim cevaz verebilir? ) Hz. Câbir’in bir açıklaması, emrin ilk çıktığı sıralarda çölden Medine’ye gelen kimsesiz kadınlara refakat eden köpeklerin bile öldürüldüğünü, ancak, sonradan bunun yasaklandığını belirtir. Âmâ olan Ümmü Mektum’un rehberliğinden istifade ettiği köpeğinin öldürülmemesi için yaptığı müracaat, önce müsbet karşılanır ise de sonradan onun köpeği de öldürülür. (Buradan bu işin alternatifine yönelmenin farziyeti ve  olmasa dahi caiz olmayacağı sonucu çıkmaktadır.) Her hâlükârda istisna kılınanları belirtirken bile, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın:

“Eğer köpekler, ümmetlerden bir ümmet olmasaydı hepsinin öldürülmesini emrederdim.” demiş olması, onun bu mevzudaki azmini ve kararlılığını göstermeye yeterlidir.

Fazla teferruata girmeden şunu da ilave edeceğiz: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), köpeğin necisliği hususunda da ısrar eder. Öyle ki, köpeğin herhangi bir kaba değmesi halinde, kabın yedi ayrı su ile iyice yıkanıp, sonunda da toprakla ovulmadan temiz addedilemeyeceğini belirtir. Buradan hareket eden fakihler köpeğin salyasından, herhangi bir kuyuya tek damla dahi düşecek olsa, kuyunun pis addedilmesi gerektiği, binaenaleyh bu kuyunun kullanılabilmesi için, suyunun tamamen boşaltılması icab ettiği hükmünü getirirler.

Köpekten uzak durulmasının ehemmiyetini tebârüz ettirmek için, Resûlullah, köpeğin bulunduğu eve (rahmet) meleklerinin girmeyeceğini de belirtmiştir. Bazı rivayetlerde belirtildiğine göre, Resûlullah’tan habersiz eve giren köpek sebebiyle vahiy kesilmiş, bilâhare Cebrâil aleyhisselâm, “Evinde köpek var, köpek bulunan eve giremem.”  diye açıklamıştır.

Yeri gelmişken küçük bir istitradla, bu yasağın çevre temizliği açısından arzettiği ehemmiyete dikkat çekmek istiyoruz. Böyle bir yasağın bulunmaması sebebiyle, zevk için köpek besleme geleneğini yürüten Avrupalılar, bilhassa büyük şehirlerde, köpek pisliği yüzünden ciddî şekilde rahatsızdırlar. Köpek besleme âdetinin bulunmadığı bir Doğulu turist, bir Batı merkezine geldiği zaman en ziyâde köpek pisliğinden mutazarrır olur ve ilk dikkatini çeken şeylerden biri bu olur. Nitekim bir gazete haberi, Batılı mühim merkezlerden biri olan Paris’in kaldırımlarına, köpeklerin günde yirmi ton pislik bıraktığını, bunu temizletmek için, belediyenin yılda 20.000.000 frank (680.000.000 Türk lirası) para harcadığını yazıyor. Acaba Fransa, dünyayı sömüren bir devlet vasfını kaybederek, sırf kaldırım temizliğine bu kadar para harcamayacak duruma düşse veya Şark memleketlerinde olduğu gibi, belediyecilikte ve beledî hizmetlerde yeterince teşkîlatlanamamış bir durumda olsa, Paris’e kokudan girilebilir mi? Bir başka deyişle, günün birinde bu moda, Doğunun büyük şehirlerinde de (meselâ İstanbul veya Ankara’da) aynı ölçüde yaygınlaşsa, buralar acaba ne hâle gelir?”

“Artık bundan sonra inanan bir delil üzere inansın, helak olan da bir delil üzerine helak olsun.” Enfal -42
“Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.”  Ahzab 36
Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir. “Haşr Suresi-7  “Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim var mıdır? Şüphesiz suçlulardan intikam alacağız.” Secde-22 Allah’ın intikam alması başkasının intikamına benzemez…

Kaynaklar: https://sorularlaislamiyet.com/biz-medine-ve-civarina-gider-tek-kopek-birakmaz-hepsini-oldururduk-hakkat-biz-colden-gelmis-kadina
Kütüb-i Sitte (bk. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi, ÜÇÜNCÜ FASIL: KÖPEKLER HAKKINDA)
Parantez içindeki eğik yazılar: İbni Rakham

 

Bu Yazılar da var

PEÇE FARZDIR / Ebu Muaz Seyfullah Erdoğmuş

Bismillahirrahmenirrahim Şüphesiz hamd yalnız Allah’adır. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden, amellerimizin …

Kadının peçe takması ile ilgili deliller: Ayet ve hadisler

Allah’a hamd Rasülülüne salat ve selam olsun… Günümüzde fitne fesat ve fucurat yayılmıştır. İnsnalar kendi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.