KİM HİDAYET ÜZERE, KİM DELALET ÜZERE ?

 

Onlar Allah’a dost isnat ederler “falan, filan kişiler Allah dostudur” diyorlar.

Biz Kur’an’ın dost tanımına inanırız “Allah iman edenlerin dostudur” diyoruz.  

 

Onlar şeyhlerini temize çıkarırlar ve şefaat edeceklerini diyorlar.

Biz “Şefaat etme hak ve yetkisi, bütünüyle Allah’ın elindedir.” diyoruz.

 

Onlar ölünün yıkayıcısına teslim olduğu gibi şeyhe teslim olun diyorlar.

Biz İbrahim (as.) gibi “âlemlerin Rabbine teslim oldum” diyoruz. 

 

Onlar şeyhlerinin ölüm anında gelip iman kurtardığını diyorlar.  

Biz Yusuf (as.) gibi “Rabbim beni Müslüman olarak vefat ettir” diyoruz.

 

Onlar şeyhlerinin imanla öldüklerini, cennetlik olduklarını diyorlar 

Biz vahiyle bildirilenler hariç kimsenin akıbetini bilmiyoruz diyoruz.

 

Onlar sıkıntılarını, isteklerini rabıta; ruh çağırma seansı ile şeyhlerine diyorlar.

Biz isteklerimizi ve dualarımızı her zaman ve her yerde direk Allah’a diyoruz.

 

Onlar şeyhin ruhaniyetinin kendileriyle beraber olduğunu diyorlar.

Biz “Yalnızca Allah’tır, her şeyi işiten, her şeyi gören”dir diyoruz.

 

Onlar bir işe başlarken, arabaya binerken “himmet et ya şeyh” diyorlar.

Biz bir işe başlarken “Allah’ım kaza ve beladan sana sığınırız.” diyoruz.

 

Onlar bir sıkıntıya uğrayınca “medet ya şeyh himmet et” diyorlar.

Biz bir sıkıntıya uğrayınca “Ya Rab bize yardım et” diyoruz. 

 

Onlar bir sıkıntıdan kurtulunca “Şeyhin himmetiyle kurtulduk” diyorlar.

Biz bir sıkıntıdan kurtulunca “Allah’ın yardımıyla” kurtulduk diyoruz. 

 

Onlar kendilerine gelen her nimetin şeyhleri hürmetine olduğunu diyorlar.

Biz mümin, kâfir gelen her nimeti Rahim olan Allahtan olduğunu diyoruz. 

 

Onlar kitaplarının yazdırıldığını, indirildiğini, vahiy edildiğini diyorlar.

Biz indirilen ve vahiy edilen sadece Kur’an ve sünnettir diyoruz.

 

Onlar önce şeyhlere kul olun ki Allah’a kul olabilesiniz diyorlar.

Biz her zaman ve her yerde sadece Allah’a kul olun diyoruz.

 

Onlar vahdeti vucud, vahdeti şuhud ve ricali gayb diyorlar.

Biz tevhit diyoruz, şeriat diyoruz, Kur’an ve sünnet diyoruz. 

 

Müslüman olduklarını iddia etseler bile birtakım sahte ilâhları, itaat edilecek mutlak otorite kabul ederek veya bir kısım kişileri Allah adına veli edinip kutsiyet izafe ederek veya makam, şöhret, servet ve benzeri değerleri hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek Allah’a şirk koşanlar Kur’an‘ın ifadesiyle müşrik olmuşlardır. 

Allah’a şirk koşan bu insanlar cehennemden kurtulmak için mazeretler öne sürerek, “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki, biz ortak koşmuş değiliz!” diyecekler ağlayıp sızlayacaklar ancak kurtulamayacaklar ve mahşer günü kendi hesaplarını kendileri verecektir. 

Allah’a ortaklık isnat ederek şirk koştukları İlahlaştırdıkları ve kutsiyet izafe ettikleri kişiler ise onları yüzüstü bırakıp kaçarak onlarda kendilerini kurtarmaya çalışacaklar. Bu durum Kur’an’da şöyle anlatılmaktadır.  

 

O Gün, onların hepsini bir araya toplayacağız; sonra da ortak koşanlara soracağız: iddia ettiğiniz ortaklarınız neredeler?” (En-am Suresi: 22)

 

Bunun üzerine onların, “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki, biz ortak koşmuş değiliz!” demekten başka bir çareleri kalmayacak. (En-am Suresi: 23)

 

Bak; kendi vicdanlarına karşı nasıl da yalan söylediler ve uydurdukları şeyler, onları yüzüstü bırakıp gitti! (En-am Suresi: 24)

 

Kim hidayet üzere, Kim delalet üzere?

Kur’an ve Sünneti hakem yapın sonra karar verin. 

Selam olsun hakka tabi olanlara. 

 

Müsennif VELİOĞLU

Bu Yazılar da var

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Evlilikleri

  Yüce Allah Müslüman erkeklere aynı anda en fazla dört hanımla evlenmeyi helal kılmıştır. Peygamber …

RESULULLAH’IN MÜŞRİKLERE VEFASI

Risâlet geldiğinden itibaren Efendimiz bütün çile ve ızdıraplara katlanarak İslâm’ı anlatmaya ve yaymaya devâm ediyordu… …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.