Min Hac Buyu’ : Alışveriş Ticaret - 07G A 05
4. Bir Satışta İki Satış Akdi Yapmak
Muhayyerlik hakkı üç çeşittir:
a- Meclis Muhayyerliği: Bu çeşit muhayyerlik, parayı para karşılığında veya yiyecek maddelerini yiyecek maddeleri karşılığında satmak, selem akdi, tevliye, ortaklık ve bir bedel üzerine yapılan sulh gibi satış akdinin nevilerinde geçerlidir.
Bir kimse azad etmesi gereken asıl veya füruundan bir köleyi satın alırsa, muhayyerlik müddeti içerisinde mülkiyet hakkı satıcıya aittir veya mülkiyet durdurulur dememiz halinde, muhayyerlik hakkı hem satıcı için hem de alıcı için vardır. Mülkiyet hakkı müşteriye aittir dediğimiz takdirde, muhayyerlik hakkı müşteri için değil de satıcı için olur. İbra, nikah ve bedelsiz hîbe akidlerinde muhayyerlik hakkı olmaz. Keza bir bedel ile verilen hîbe, şüf a, icare, müsâkât ve sıdak gibi akidlerde de en sahih kavle göre muhayyerlik , hakkı olmaz.
Meclis muhayyerliği iki şeyle düşer:
1- Tarafların satış akdini geçerli kılmaları: Taraflardan biri muhayyerlik şartından vazgeçerse, onun muhayyerlik hakkı düşer diğeri için devam eder.
2- Tarafların akid meclisinde bir birlerinden ayrılmaları: Şayet mecliste kalmaları uzun sürer veya beraber ikamet ederler veya odaya beraber yürürlerse, muhayyerlik hakları devam eder. Tarafların birbirlerinden ayrılmaları, insanların örfe göre ayrılma saydıkları şeyle olur. Şayet taraflardan biri akid meclisinde ölür veya delirirse, en sahih kavle göre bu hak mirasçılarına veya velilerine geçer. Taraflar birbirlerinden ayrıldıkları veya ayrılmadan önce akdi feshettikleri konusunda anlaşmazlığa düşerlerse, inkar eden yemin eder ve sözü doğrulanır.
b- Şart Muhayyerliği: Satış akdi nevilerinde taraflardan ikisi veya birisi için şart muhayyerliği vardır. Ancak riba ve selem akidlerinde malın mecliste teslim alınması şart koşulursa, şart muhayyerliği caiz olmaz.
Şart muhayyerliği şu şartlarla caiz olur:
1- Zaman belli olmalıdır.
2- Belli edilen zaman üç günden fazla olmamalıdır.
3- Zaman art arda ve akidden itibaren hesaplanmalıdır. Zayıf kavle göre ise zaman, akid meclisinden ayrıldıktan itibaren hesaplanır.
En zahir kavle göre şart muhayyerliği süresince satıcı muhayyerlik hakkına sahip ise, malın mülkiyeti onundur. Muhayyerlik hakkı müşterinin ise mülkiyeti de onundur. Taraflardan ikisi de muhayyerlik hakkına sahip ise mal, akdin neticesi belli oluncaya kadar durdurulur. Akid kesinleşirse mülkiyet hakkı akidden itibaren müşteriye ait olur. Akid feshedilirse, mülkiyet hakkı satıcının olur. Akdin feshi veya kabulü, buna delalet eden lafızlarla olur. Kişinin fesih için: "Satışı feshettim, satışı kaldırdım veya malı geri çevirdim." demesi gibi. Akdin kabulü için ise müşteri: "Akdi kabul ettim veya akdi geçerli kıldım." gibi bir lafzı söylemelidir.
Muhayyerlik müddeti içerisinde satıcının sattığı cariyesi ile cinsel ilişkide bulunması veya sattığı köleyi hürriyetine kavuşturması akdin feshine delalet eder. Keza bu müddet içerisinde malı satmak, icareye vermek veya cariyeyi evlendirmek de en sahih kavle göre akdin feshine delalet eder. Yukarıda belirtilen tasarrufun müşteri tarafından yapılması, en sahih kavle göre satışın kabulüne işaret eder. Malı satışa arz etmek veya onda vekil tayin etmek satıcı için akdin feshine delalet etmez. Müşteri için de akdi kabul etme sebebi olmaz, c- Ayıp muhayyerliği: Satın alınan kölenin testislerinin buruk olması, zinakar, hırsız veya efendisinden kaçan cinsten olması, yatağını ıslatması, nefesinin veya dişlerinin kokması, hayvanın ise serkeş veya ısırgan olması gibi eski bir ayıbın ortaya çıkması halinde müşteri için ayıp muhayyerliği vardır.
Maldaki ayıp, malın kendisini veya değerini eksilten ve asıl maksadı giderecek şekilde olan noksanlıktır. Ayrıca bu ayıp, satılan malın mislinde genellikle bulunmamalıdır. Ayıbın akde bitişik olması veya teslimden önce olması hüküm açısından aynıdır. Teslimden sonra meydana gelirse müşteri için muhayyerlik hakkı olmaz. Ancak ayıp kölenin elinin kesilmesi gibi eski bir cinayete dayalı ise, en sahih kavle göre müşteri malı geri verebilir. Kölenin eski hastalık sebebiyle ölmesi en sahih kavle göre, bu hükmün hilâfinadır. Eski dininden dönmesi sebebiyle öldürülürse, en sahih kavle göre satıcı ücreti tazmin eder.
Kişi bir hayvanı satar ve ayıplardan beri olduğunu şart koşarsa, en zahir kavle göre, bildiği değil, satıcının bilmediği tüm gizli ayıplardan beri olduğu kabul edilir. Bu şartlarla birlikte teslimden önce yeni bir ayıp zuhur ederse, müşteri malı geri verebilir. Satıcıy meydana gelecek ayıplardan beri olması şartı ile malı satarsa, en sahih kavle göre akid sahih olmaz. Mal müşterinin yanında telef olduktan veya köleyi azad ettikten sonra ayıbı anlaşılırsa, müşteri değer farkını ister.
Erş, fiyatın bir parçasıdır. Fiyata göre oranı, mal sağlam iken , ayıb sebebiyle kıymetinden noksanlaşan orandır. En sahih kavle ;, göre malın değeri, malın satış günü ile teslim alındığı gün arasındaki değerinin en azma itibar edilir. Mal değil de malın bedeli telef olduktan sonra müşteri malın ayıplı olduğunu öğrenirse, onu geri verir ve paranın aynısını veya değerini satıcıdan alır. Müşterinin mülkünden çıkıp bir başkasının mülküne girdikten sonra malın ayıplı olduğunu Öğrenirse, en sahih kavle göre ilk müşteri değer eksikliği farkını alamaz. Eğer ikinci müşteri malı iade ederse, ilk müşte-, ri malı ilk sahibine geri verebilir. Zayıf kavle göre ise, ikinci müşteri ayıp sebebi olmaksızın malı geri verirse, ilk müşterinin malı ilk sahibine geri verme hakkı olmaz .Ayıplı malı iade etmek acele üzere olur. Müşteri malı örfe göre acele üzere geri vermelidir. Şayet vakti giren namazı kılmakta iken veya yemek yemekte iken malın ayıbını Öğrenirse, bunlardan ayrılıncaya kadar bekleyebilir. Ayıbı akşam öğrenmişse iadeyi sabaha kadar erteleyebilir.
Satıcı aynı beldede ise, müşteri malı bizzat veya vekilinin vasıtasıyla satıcıya veya vekiline teslim eder. Malı satıcıya teslim etmez de durumu hakime bildirirse bu daha iyi olur. Satıcı kayıp ise durumu hakime bildirir. En sahih kavle göre müşteri malı satıcıya veya hakime teslim edinceye kadar akdi feshettiğine dair mümkünse şahit tutar. Şahit tutmaktan aciz kalırsa, en sahih kavle göre: "Akdi feshettim." şeklinde telaffuzda bulunması lazım değildir.
Müşteri malı iade etmek isterse, onu kullanmaması şarttır. Şayet köleyi çalıştırır veya hayvanın üzerindeki eğer ve semeri indirirse, malı geri verme hakkı düşer. Ancak zorla sevk edilen veya çekip götürülmesi zor olan serkeş hayvana binmekte müşteri mazur sayılır. Müşteri kendi kusurundan dolayı iade etme hakkını kaybederse, değer farkını alamaz.
Mal müşterinin elinde iken bir kusur meydana gelir ve sonra maldaki eski ayıbı öğrenirse, onu zorla iade etme hakkı düşer. Bu durumda satıcı malı geri almak isterse, müşteri yeni ayıbın farkını ödemeksizin onu iade eder veya müşteri eski ayıbın farkını almaksızın malı kabul eder. Şayet satıcı malı kabul etmezse, müşteri yeni ayıbın değer farkı ile birlikte malı iade eder veya müşteri eski ayıbın değer farkını satıcıdan alır ve malı geri iade etmez. Satıcı ve müşteri bu iki durumun birinde anlaşırlarsa mesele yoktur. Anlaşmazlarsa, en sahih kavle göre malı almak isteyene icabet edilir.
Satıcının malı geri alması veya müşteriye bırakması veya değer farkını ödemesi şıklarından birini seçmesi için müşterinin yeni ayıbı satıcıya hemen bildirmesi vacibtir. Şayet müşteri Özrü olmaksızın durumu bildirmeyi geciktirir de malı iade etmezse, değer farkını isteyemez.
Yumurtayı kırmak, hindistan cevizini delmek, kurtlu olan kavunu kesmek gibi malın bozuk olup olmadığı yeni bir ayıbın oluşmasıyla anlaşılıyorsa, en zahir kavle göre ayıplı çıkması halinde mal, sahibine iade edilir ve değer farkı ödenmez. Eski ayıp, yeni ayıbın en az miktarı ile bilinirse hükmü sair yeni ayıpların hükmü gibidir.
6. Bir Satışta Ayıplı İki Malı Satın Almak
8. Malın Teslimden Önceki ve Sonraki Hükmü
9. Müşterinin Malı Teslim Alması
10. Satıcının Malı Teslim Etmesi
11. Tevliye Ortaklık Murabaha ve Muhatat
14. Meyve ve Zirai Ürünlerin Satışı
15. Satıcı ve Müşterinin Anlaşmazlığı
B. SELEM (PEŞİN PARA İLE VERESİYE MAL ALMAK)
H. MÜŞTEREK KULLANILAN YERLERDE İZDİHAM YARATMAK
R. KIRAD - MUDAREBE (SERMAYE EMEK ORTAKLIĞI)
S. MÜSÂKÂT (AĞAÇLARIN BAKIMI VE SULAMA İŞİ)
İslami Okul Okulların En Önemlisi