Çarşamba, 24 Cemaziyelevvel 1448
"Bu Hadis Peygamber'in Değil, Âişe'nin Sözüdür" İtirazı

“Bu Hadis Peygamber’in Değil, Âişe’nin Sözüdür” İtirazı

Hz. Âişe Validemiz: Sorular ve Cevaplar · Evlilik Yaşı

İddia
“Bu hadisler Resûlullah ﷺ’in bizzat kendi söylediği sözler değildir. Bu sözler Hz. Âişe’nin kendi sözleridir. Sahâbe, Resûlullah ile yaşadığı olayları kendi sözleriyle anlatır.”
Kısa Cevap
Doğru bir tespitten yanlış bir sonuç çıkarılmaktadır. Rivayet Hz. Âişe’nin sözüdür; fakat bu, onu zayıflatmaz, kuvvetlendirir. Bir kimsenin kendi yaşı, kendi nikâhı ve kendi zifafı hakkındaki haberi, o hadisenin sahibinden gelen birinci elden haberdir. Hz. Âişe kendi yaşını, ondan on dört asır sonra gelenden daha iyi bilir. Sahâbînin sözü olması, lafzını değiştirme hakkı da vermez.

Tespit doğru, sonuç yanlış

“Altı yaşında nikâhlandım, dokuz yaşında zifafa girdim” sözünün lafzı Hz. Âişe’nindir. Fakat bu söz Resûlullah ﷺ’in bir fiilini haber verir; usûlde böyle bir haber merfû’ (fiilî) hükmündedir. Sözün lafzının sahâbîye ait olması onu zayıflatmaz. İki şey birbirine karıştırılmamalıdır:

  • Bir sahâbînin kendi içtihadı ile Resûlullah ﷺ’den naklettiği şey arasındaki fark, bir hükmün tartışılmasında önemlidir.
  • Bir vâkıanın, yani bir olayın nasıl olduğu tartışmasında ise asıl soru şudur: Bu haberi veren, olayı bilecek konumda mıdır?

Hz. Âişe’nin yaşı bir vâkıadır. Bu vâkıayı bilecek en uygun kişi, hadisenin sahibi olan Hz. Âişe’dir.

Birinci elden haber

Bir sahâbînin kendi hayatına dair verdiği bilgi, en kuvvetli tarihî haberdir. Hadis râvisi rivayet ettiği sözün manasını en iyi bilendir; kendi hayatı söz konusu olduğunda bu kāide daha da kuvvet kazanır. Hz. Âişe’nin bu sözü:

Bunun karşısına konan şey ise, Hz. Âişe’den on dört asır sonra yapılmış bir hesaptır. İkisinin delil değeri karşılaştırılamaz.

Resûlullah ﷺ’in fiili

Bu hadis yalnız Hz. Âişe’nin bir beyanı değildir; Resûlullah ﷺ’in bir fiilini anlatır. Nikâhı yapan ve zifafa giren Resûlullah ﷺ’dir. Onun fiili sünnettir ve fakihler bu hadisi, fiilî sünnet olarak velâyet bahsinde delil getirmiştir. Fıkhî hükmü için bkz. Küçük Kızın Nikâhı ve Zifafı: İslam’ın Hükmü Delilleriyle.

Sahâbî sözü olmak, lafzını değiştirme hakkı vermez

İddia sahibi bu tespiti, sözün lafzını “âdet yaşı” diye çevirmek için bir basamak olarak kullanır. Oysa bir sözün kime ait olduğu, o sözün nasıl anlaşılacağını değiştirmez. Söz Hz. Âişe’nin olsa da Resûlullah ﷺ’in olsa da, Arapçada بِنْتُ سِتِّ سِنِينَ “altı yaşında kız” demektir. “Âdet yaşı” te’vîli için bkz. "Hz. Âişe’nin Yaşı Âdet Başlangıcından Sayılır" İddiası ve Râgıb el-İsfahânî.

İddia sahibi aynı yazıda bu hadislerin sahih olduğunu da kabul eder: “Bu hadisleri araştırdığınız zaman bu hadislerin sahih olduğunu görürsünüz.” Sahihliği kabul edilen bir haber, sahibinin kim olduğundan dolayı zâhirinden çevrilmez.

Varsa gösterin
1. Bir sahâbînin kendi yaşı hakkındaki sahih haberinin, sırf lafzı sahâbîye ait olduğu için zâhirinden çevrilebileceğini söyleyen bir usûl âlimi.
2. Hz. Âişe’nin yaşını, Hz. Âişe’nin kendisinden daha iyi bilen bir kaynak.

Netice

Hadisin Hz. Âişe’nin sözü olması, onun yaşı hakkında elimizdeki en kuvvetli delil olduğunu gösterir. “Peygamber’i savunmak için” bu sözü değiştirmenin neden yanlış olduğu için bkz. "Peygamber’i Savunmak İçin Hz. Âişe’nin Yaşını Büyütmek İyi Niyettir" İddiası.

Kaynaklar

  • Buhârî, es-Sahîh, Menâkıbü’l-Ensâr 44, no. 3894.
  • Müslim, es-Sahîh, Nikâh 10, no. 1422.

Bu makale Kardeşder (Osmangazi Gençlik Hareketi Yardımlaşma ve Kardeşlik Derneği) tarafından hazırlanmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir