Zeynep Binti Cahş radıyallahu anha

Peygamber’in halası Ümeyye’nin kızı olan Zeynep radıyallahu anha önce Resulullah’ın evlatlığı Zeyd radıyallahu anh ile evlenmiş ve aralarındaki uyumsuzluk nedeniyle boşanmıştır. Arap geleneklerine göre evlatlık gerçek bir evlat gibi sayıldığı için nikâh ve miras gibi birçok konuda ona göre muamele yapılıyordu. Oysaki kişiler arasında kan veya süt (kardeş) bağı olmadıkça evlatlık gerçek evlat konumunda olamaz. Bir çocuğu alıp büyütürsünüz ergen olduklarında bu çocuk erkek ise o evin hanımlarına na-mahremdir. Kız ise o evin erkeklerine na-mahremdir. Dolayısıyla bu evlatlık çocuklar o evden birileriyle evlenebilirler. Bu durum helal ve caizdir. Bu durumu kabullenemeyip cahiliye toplumlarının kendi anlayışlarına göre helal haram belirleme anlayışını yıkmak için hem teorik hem de pratik bir örnek olması açısından Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Zeynep Binti Cahş radıyallahu anha ile evliliği örnek bir evliliktir.

 

Böylece İslamiyet evlatlık edinme kapısını bir kez daha kapatmıştır. Sadece bebek veya çocuğu alıp ergenlik yaşına kadar bakıp büyütebilirsiniz. Günümüzde buna koruyucu aile denmektedir. Bunun dışında evlatlık gerçek bir evlat konumunda olamayacağını ve onlar büyüyünce yabancı kişiler gibi olacaklarını ve onlarla bir yabancı gibi nikâh düştüğünü göstermiştir.

 

Allah helâli haram, haramı helal sayan bu geleneği kökünden kaldırmak istiyordu. Bunun için Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e evlatlığı olan Zeyd’in boşadığı bu kadınla evlenmesini emretti. İşte bu yüzden Peygamber, Allah’ın emrini yerine getirerek Zeynep radıyallahu anha ile evlendi. Bu evliliğin nasıl gerçekleştiği ve hikmeti ayeti kerimede şöyle anlatılmaktadır: 

 

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır;

“Ey Peygamber! Hani Allah’ın İslam nimetiyle şereflendirerek lütufta bulunduğu ve senin de kölelikten kurtarıp evlatlık edinerek kendisine iyilik ettiğin ve daha sonra, Kureyş soylularından olan halanın kızı Zeyneb binti Cahş ile evlendirdiğin Zeyd bin Harise’ye, o ne zaman eşini boşamak için sana danışsa, Ey Zeyd, Allah’ın izin verse de sevmediği bir iş yapmaktan sakın; bana kalırsa hanımını boşama!” diyordun. Oysa bu evliliğin yürümeyeceğini gayet iyi biliyordun. Üstelik Allah, evlatlığın boşadığı bir kadınla evlenmeyi haram sayan bir geleneği kökünden söküp atmak için, Zeyd’in boşayacağı kadınla evlenmen gerektiğini sana bildirmişti. Fakat sen, Allah’ın yakında açıklayacağı şeyi içinde gizliyordun. Çünkü evlatlığın boşadığı kadınla evlenmeyi çok çirkin bir davranış olarak gören toplumun tepkisinden ve seni yıpratmak için fırsat kollayan kötü niyetli insanların dedikodularından çekiniyordun. Oysa asıl Allah’tan çekinmen ve kendine ne kadar da ağır gelse, O’nun hükmünü uygulaman gerekiyordu. 

 

Nihâyet Zeyd karısını boşayıp, onun iddeti de dolunca, evlatlıklarının boşadıkları, iddetleri dolan eşleri ile evlenme konusunda müminlere bir zorluk olmasın diye biz o boşanmış kadı sana nikâhladık. Böylece müminlerin zihninde en ufak bir şüphe ve tereddüt kalmasın ve böyle bir evlilik yapanlar, bundan dolayı herhangi bir suçlamaya maruz kalıp sıkıntı yaşamasınlar. Unutmayın, Allah’ın emri mutlaka yerine getirilir!”(Ahzab Suresi: 37)

 

Rasulullah bu evliliği “Bizim nikâhımızı, Allah Teâlâ kıydı.”  diyerek müstesna tuttuğu bir evlilik olup yanlış bir geleneği de iptal etmiştir. Bu evlilikteki başka bir hikmet ise, evliliklerde denklik prensibine riayet edilmesi gereğidir.

 

Bu evlilikteki bir başka hikmet ise şudur

 

İslam amca, hala, dayı ve teyze çocuklarının yani kuzenlerin evlenmesinin helal olduğu fiili olarak gösterilmiştir. Allah Teâlâ Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e hitap ederek evlenmek isterse “Amcakızlarını, halakızlarını, dayıkızlarını ve teyzekızlarını helâl kıldık.” diye buyuruyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bu evliliği diğer Müslümanlar için de bir örnektir.

 

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem halasının kızı Zeynep Binti Cahş radıyallahu anha ile evliliği akraba evliliğinin meşruiyeti konusunda bir örnektir. Yine Ali radıyallahu anh’ın Fatıma radıyallahu anha ile evliliği ve diğer sahabeler arasında kuzen evliliklerinin yaygın olması bu evliliklerin helal ve teşvik edilen evlilikler olduğunu anlayabiliriz. Bu evliliklerin tavsiye edilmediği yönünde delil olabilecek hiçbir ayet ve sahih hadis yoktur. 

 

Allah’ın hükümlerine muhalefeti ilke edinen beşeri sistemler Allah’ın helal kıldıklarını haram, haram kıldıklarını helal saymak için her türlü şeytanlığı yapmaktan çekinmezler. Akraba evliliği konusunda oluşturulan olumsuz algı buna örnektir. Bu konuda insanların inancı ve anlayışı bozulmuştur. Akraba evliliğini insanların nazarında kötü göstermek için yalan ve algı operasyonları yapılmaktadır.

 

Bu yalanlardan biri de yakın akraba evliliğinin özürlü çocuk doğumlarına sebep olduğu iddiasıdır. Oysa bu konuda Kur’an ve sünnette bir delil olmadığı gibi tıbbi olarak ispatlanmış hiçbir delilde yoktur. Akraba olmayan evliliklerde özürlü çocuk riski ve sebebi neyse, kuzen evliliklerinde de risk ve sebep aynıdır. Kuzen evliliklerinde herhangi bir sakınca olsaydı Allah Teâlâ bu tür evlilikleri helal kılmazdı. O âlemlerin Rabbi olan Allah yarattığı şeyi hiç bilmez mi? Kulları için neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu en iyi bilen odur. 

 

Üç beş soysuzun, dinsizin, feministin hezeyanları ile Allah’ın helal kıldığı bir şeyi haram saymak veya kerih görmek bir Müslümana yakışmaz. Müslümanlara şunu hatırlatmakta fayda var. Allah resulü küffara daima muhalefet etmiştir.

 

Örneğin: Saçı uzatmak veya kısaltmak mübah olduğu halde küfür cephesi saçını uzattığı zaman Allah resulü saçını kısaltmıştır. Küfür cephesi saçını kısalttığı zaman Allah resulü saçını uzatmıştır. Onlara benzememek ve onlara muhalefet etmek için. İşte bu örnek ahlaktan yola çıkarak küfür cephesi son bir asırdır akraba evliliklerine karşı yaptığı kara propagandaya karşılık Müslümanlar Allah’ın helal kıldığı akraba evliliklerini daha da artırmaları önem arz etmektedir. Bu evlilikler sebebiyle akrabalık bağları daha da güçlenecektir.

 

Müsennif VELİOĞLU

 

 

Bu Yazılar da var

KUR’AN’DA HİKMET KAVRAMI

  “Hikmet” sözlük anlamı: Hükmetmek, hâkim olmak, hikmetli olmak, yönelmek, düzeltmek amacıyla men etmek, dönmek, …

Aişe radıyallahu anha

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yakın dostu, Ebu Bekir radıyallahu anh’ın kızıdır. Peygamberliğin 4. yılında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.