Salı, 15 Şevval 1440

Osmanlı Köle Ticareti

Köleler icin kullanilan terimler

Esir –esire
Köle – cariye (cogulu cevari)
Rakik
Abid (erkek köle)
Ima (disi köle)
Memluk – memluke
Gulam (erkek köle, bazen hadim)
Halayik

Islamiyet köleligi yasaklamamis, daha ilimli bir bicime getirmeye calismisti. Bir kölenin müslüman olmasi köleligini ortadan kaldirmiyordu. Hiristiyan Avrupa’nin tersine islam topraklarindaki kölelerin büyük cogunlugu müslümandi. Hiristiyanlarin köle yapilmasi kilise tarafindan yasaklanmis ve buna karsi bütün ortacag boyunca sert önlemler alinmistir.Osmanli’da köle ticareti atlantik ötesine yapilan ve büyük plantasyonlarda kullanmak üzere yapilan köle ticareti ile karislastirilamaz boyutlardadir. Tarimda calistirmak icin köle alimi cok nadir, özellikle 1860’daki Cerkes göcü ile iliskili olarak yasanmistir. Genellikle ev islerinde, cariye olarak ve ozel hizmetlerde kullanilmak üzere köle satin alinirdi.

Islam dünyasinda kölelik bicimleri:

Askeri kölelik: Memluklar ve yeniceriler örnekleri
Hizmet köleligi
Cariyelik
Ev disi islerde kölelik
Tarim köleligi: Bu tür, islam cografyasinda azdir. Genellikle kücük tarimsal isletmelerde görülür.

Kölelerin temini

Savasta Tutsak Yoluyla Edinim: Orta Afrika ve Etiyopya’daki yerel savaslarda tutsak alinanlarin pazarlardan buralardaki pazarlardan toplanmasi

Akinlar ve kacirma yoluyla Edinim: 1850lerin sonunda Trablus’tan guneye Kavar ve Ai’ye düzenlenen saldirilar bu türdendir. Akincilar Osmanli tebaasindan olan Suriyeli, Misirli ve Kuzey Sudanli tüccarlar tarafindan yönetilmekteydi.

Satin Alma Yoluyla Edinim: Imparatorlukta yasanan zor dönemlerde insanlarin gönüllü olarak kendilerini yada cocuklarini satmasi sonucunda olan edinim. Yasam kosullarini iyilestirmek umuduyla yapilan bu kölelestirme Cerkesler arasinda yaygindi.



Baslica Osmanli Köle Ticaret Yollari

1. Kuzey Afrika Ticareti

Kölelerin toplandigi Bölge: Cad gölünü cevreleyen bölgeler, baslica Vaday, Bornu ve Bagirmi.
Köleler: Siyah
Güzergah: Once Trablusgarp ve Bingazi’ye, ordan da deniz yolu ile Malta, Girit, Rodos üzerinden Istanbul, Izmir ve Selanik gibi kentlere

2. Kizildeniz Ticareti:

Kölelerin toplandigi Bölge: Kordofan, Dafur, Sudan’daki Mavi ve Beyaz Nil havzalari, Etiyopyadaki Galla, Sidama ve Gurage beylikleri
Köleler: Siyahlar(baslica Numabyalilar) ve Habesler
Güzergah: Kizildenizden capraz gecip Arabistan’daki Cidde, Mekke, Medine ve Sam uzerinden Hac yolunu izleyerek kuzeye

3. Basra-Körfezi –Irak ticareti

Kölelerin toplandigi Bölge: Zanzibar ve Etiyopya
Koleler: Siyah ve Habes
Güzergah: Zanzibar, Maskat, Körfez limanlari üzerinden Basra, Bagdat, Diyarbakir’dan Anadoluya.

4. Gürcistan-Cerkezistan ticareti

Kölelerin toplandigi Bölge: Güricstan ve Cerkezistan
Köleler: Beyaz
Güzergah: Karadeniz’den deniz yolu ile, Sohum Kale’den gemi ile Trabzon, Samsun gibi illerde mola vererk Istanbul ve Izmir’e.

Ulasim Araclari

Kervanlar

Vaday, Bornu ve Bagirmi bölgesinden toplananlarin önce Sahra’yi gecmesi gerektigi icin bu yol cok zordu ve uzun yürüyüs saatleri boyunca kölelerin zincirlenmesi, kervana ayak uyduramayanlarin cezalandirilmasindan bahseden raporlar olsa da, köle tacirleri kölelerin ölmesini istemiyorlardi. Trablus’a ulasmak üc ayi buluyordu. Herseye karsin kölelerin yüzde 7’si ile yüzde 40’i yolda ölüyorlardi. Gat, Murzuk ve Fizan Cad civarindan toplanan kölelerin Trablus ve Bingazi’ye gelmeden önceki ugrak merkezleriydi.

Yolculugun zorlugundan dolayi büyük kervanlar halinde gidiliyordu. Bine yakin köle getiren kervanlarin bile oldugu kaydedilmistir.Her erkek köleye yol boyunca 9 kiloluk yük tasitiliyordu.

Yelkenli Gemiler

Kervanlarin sahillere tasidigi köleler bu limanlardan gemilerle büyük Osmanli sehirlerine geliyordu. Buharli gemilerin cikmasina kadar yelkenli gemiler kullanilmistir. Akdeniz, Hint Okyanusu ve Kizildenizde kullanilan bu gemiler Atlantik’i gecmek icin kullanilanlara göre daha kücüktü. 1840’da körfez ticareti hakkinda bir arastirma yürüten bir Ingiliz subayi Basra körfezinde 100 kadar yelkenli geminin köle ticareti ile ugrastigini, her birinin 50 ile 100 arasi köle tasidigini belirtiyor.

1857’de köle ticareti yasaklanan kadar bu gemiler rahatca kullanilirken, yasaktan sonra tacirler belli zorlanmalar yasadilar. Bu dönemde getirilen köleler Canakkale Bogazi’nin disina veya Marmara kiyilarina cikarilir, ordan kücük gruplar haline esirciler arasinda dagitilarak Istanbul’a dogru yürütürlerdi.

Yelkenlilerin en cok kullanildigi ticaret ise Gürcistan üzerinden olan idi. 30 kisi ile 220 kisi arasindaki kücük ve orta ölcekli teknelerle tasima yapiliyordu.

Bu yolculuklarda hastalik en önemli sorundu. Bu yüzden getirilen köle 15 gün icinde hastalanip ölürse esirciden alinan gümrük vergisi geri iade ediliyordu.

Buharli Gemiler

Buharli gemiler esir tacirlerinin alamayacagi kadar pahali idi. Hükümetin denetimindeki Osmanli Mahsuse, Hidiv’in sirketi Aziziye ve Avusturya sirketi Lloyd bu tür gemilere sahipti. 1857’deki yasaktan sonra bu gemilerde yolculuk yapabilmek icin kölelerin aileden kisiler yada evlatliklar olarak gösterilmesi gerekiyordu. Aile mahremiyetinden ve carsaf ve pece’yi acmak mümkün olmadigi icin görevlilerin yapacagi fazla birsey de kalmiyordu. Yasak’tan sonra 1872’de bir gemide yeni ithal edilmis köleler bulunmustu. Bunlarin 12’si Habes, ikisi siyah idi. 12’si kizdi ve geminin katibi 3 kizin, geminin kahvecisi 3 kizin, ikinci süvarisi 1 kizin, devlet memuru bir doktor 1 kizin, bir baska memur 2 kizin, Iranli bir yolcu 2 kizin, Ciddeli bir kavas da 2 erkek cocugun sahibiydiler.

Hacilar ve Devlet Memurlari

Hacdan dönüs yapan hacilar da beraberlerinde köle getiriyorlardi. Bu ticaret kücük ölcekli idi. Hac mevsiminin doruga ulastigi zamanlarda bütün gemiler dolu oluyor, yolcu listeleri tutulamiyor, biletler yolcuyu görmeksizin kesiliyordu. Ayni sekilde Afrika ve Arabistan’da görev yapan memurlar da tatilleri icin Istanbul’a gelirken bir iki köle getiriyor, bunlari esir satarak tatil masraflarini karsiliyordu.

Ozel Not: Benim babamin köyünde Araplar denilen ve bize akraba olan insanlar vardir. Dedemin dedesi hacdan dönerken yaninda bir siyah oglan cocugu getirmis. Burda evlenip coluk cocuk yapmis ve o aileye Araplar denir. Zira 1857’deki köle ticareti yasagi Hicaz’i kapsamamistir.



Köle Pazarlari

Kuzey Afrika’da kölelerin toplandigi antrepolar vardi. Murzuk,Gat, Gadames, Calo gibi Sahra kasabalari (bunlarin hepsi bugünkü Libya’dadir) Cerkez-Gürci ticaretinin yapisindan dolayi o bölgede antrepo yoktu. En büyük köle pazarina sahip olan Istanbul disinda en faal köle satisi yapilan kentler Cidde, Mekke, Medine, Hudeyde, Basra, Trablusgarp, Bingazi ve Izmir’di.

Istanbul’daki köle pazari Kapalicarsi’nin Nuruosmaniye kapisinin kuzeyinde tavuk pazari yakinindaydi. Charles White’in pazari nasil tarif ettigine bakalim:

„Pazara, satis yapilmayan Cuma günleri disinda, sabah sekizden ögleye kadar süren alisveris saatlerinde acik tutulan büyük ahsap bir kapidan girilir. Icerisi düzgün olmayan bir dörtgendir. Avlunun ortasinda, üst katinda esirci odalarinin. Alt katinda acemi(yeni devsirilmis köle) hücrelerinin bulundugu ayri bir bina vardir. Bu yapiya bitisik bir kahvehane ve ona yakin yari yikik bir cami vardir. Avlunun yasanabilen üc yaninda. Tahta direklerle desteklenen ve köselerdeki merdivenlerle cikilan bir eyvan vardir. Eyvanin altinda birbirlerinden alcak parmaklik ve peykelerle ayrilan platformalr bulunur. Is saatlerinde, bunlarin üzerinde oturup nargile icen ve fiyatlari tartisan esirci ve müsteriler görülür.

Bu platformlarin arkasinda her biri kafesle ikiye bölünmüs bir sira kücük oda vardir… Ön kisma genellikle zenci, arka kisma da beyaz köleler yerlestirilmistir. Bu odalar tamamiyle kadin kölelere ayrilmistir. Kuzey ve bati yönlerindeki odalar ikinci el zenci ve beyaz kölelere ayrilmistir ki, bunlar daha önce satin alinmis ve egitilmis kölelerdir, belki de ikinci veya ücüncü kez satilmaya gönderilmislerdir. Bazilarinin bircok kez satildigi bilinmektedir…

Platformlari odalardan ayiran dar gecidin duvara bakan yanindaki tahta peykelerde siyah kadinlar satisa sunulur. Bu gecit haberlesmeyi ve acik artirmayla köle satarak komisyon alan tellalin yürümesini saglar. Bu durumda kölelerce izlenen tellallar gecitte yürür ve önerilen fiyati ilan ederler. Platformlarin üzerine oturmus alicilar, cariye satilincaya veya geri cekilinceye kadar canlarinin istedigi gibi, gözden gecirir, soru sorar ve fiyat yükseltirler…

Yukarida bahsedilen galerilerin altinda bir dizi hücre, daha dogrusu, hastalik dolu, pis ve karablik, tonozlu odalar vardir. Bunlarin sag kolda olanlari ikinci el erkek köleler icindir. Bu deliklerin en kötü ve en uzakta olanlari ise, kötü davranislarindan dolayi kahyanin zincire vurduklarina ayrilmistir…“

Köle Saticilari

Osmanli’da köle ticareti profesyonel saticilarin elinde degildi. Köle ticareti yapan kisiler genellikle baska mallarin da ticaretini yapiyorlardi. Kölelerin alinmasindan satilmasina kadar olan asamada tasra tacirleri köleleri Imparatorluk disindan alip antrepolara getiriyorlar, burdan nakliyeciler yada direk pazar saticilari tarafindan büyük sehirlerin satis merkezlerine götürülüp satiliyorlardi.

Esircilerin cogu yilda ancak birkac düzine köle satisi yapiyordu. Sudan, Basra Körfezi ve Hicaz’da sayilari oldukca az olan daha büyük capli tacirler de vardi. 1869’da Cidde’deki Ingiliz konsolosu Zeyla’dan Hudeyde’ye ihrac edilen kölelerin sayisini yillik 3500-4000 olarak veriyordu.1880’de Hudeyde’de köle ticareti Meclis-i Idare’nin basi olan Seyyid Ali b. Harun’un denetimindeydi. Türkler, Araplar ve Arnavutlar Akdeniz ticaretini, Kuzey Afrika Araplari, Tibu ve Tuareg asiretleri Sahra ötesi ticareti ellerinde bulunduruyordu. Beyaz Cerkes köle ticareti ise Cerkesler, Gürcüler, Lazlar ve Türkler tarafindan yapiliyordu. Gayri-müslimlerin köle ticareti yaptigina dair kayit bulunmamistir. Istanbul’daki köle ticaretinde özellikle cariye yada ilerde evlenmek üzere satin alinan beyaz kadin köle ticaretinde kadin esircilerin de ciddi bir agirligi vardi. Istanbul’un büyük haremlerine mensup hanimlar kücük kizlari alip, egitiyor ve cok daha yüksek ücretlerle satiyorlardi.

Kölelerin Pazar Fiyatlari

Afrikali Köleler:

Yüzyilin ortasinda gümrük vergisi almak amaciyla hükümet tarafindan belirlenen rayic köle bedeli 200 kurustu. Erkek köleler, kadin kölelerden biraz daha ucuz oluyordu. Habes köleler Afrikali kölelerden biraz daha pahali idi. Fiyatlar kölenin durumuna göre 900 kurustan 4000 kurusa kadar degisebiliyordu. Istanbul’da köle fiyatlari Trablus, Bingazi ve Cidde’dekinden daha yüksekti.

Beyaz köleler:

Beyaz erkek köle oldukca nadirdi. Beyaz kadin köleler ise evisi gördürmek icin alinanlar ile cariye veya evlenmek amaciyla alinanlar olarak ayriliyordu. Fiyatlari ortalama 3000 kurustu. Ancak duruma göre 10.000 kurusa kadar artabiliyordu. 1846 yilinda hükümetin belirledigi 8000 kurus üzerinden alinan gümrük vergisi yüksek geldigi icin bir grup Cerkes köle taciri hükümete dilekce vermis ve rayic bedel 6500 kurusa cekilmisti.

Odaliklar ve evlenmek üzere alinanlarin ücretleri daha yüksekti. 20.000 ile 30.000 kurus arasinda ortalama bedel verilebilse de kizlarin güzellikleri ve hünerlerine göre bu rakam 60.000 ile 70.000 kurusa kadar cikiyordu.

Hadimlar

Hadimlar ancak hanedan ve en zengin hanelerde bulunurdu. Genellikle para ile satilmaz, hediye olarak verilirlerdi. Fakat pazarda satildiklarinda da fiyatlari cok yüksek olurdu. 1903’teki rakamlar göre Hanedan’a ait 194 hadim vardi.

Köleler Icin Ödenen Gümrük Vergileri

1857 yasagina kadar imparatorluk sinirindan giren köleler icin yüde 9 oraninda resmi vergi, bunun da yüzde onu oraninda harc aliniyordu. Yani 8000 kurusluk bir köle icin esir tacirinin 792 kurus vergi vermesi gerekiyordu.

Köleler icin alinan vergiye pencik resmi deniyordu. Verginin ödenmesi üzerine köle sahibine verilen belgeye de pencik deniyordu. Pencik, beste bir anlamina gelip Kuran hükümlerine dayaniyordu, ama görüldügü gibi yüzde 10’dan da az bir miktar vergi aliniyordu.

Köle Ticaretindeki Karlar

Aslinda köle ticaretinden cok yüksek karlar elde edilemiyordu. Büyük capli köle ticareti yapilmiyor, daha cok diger mallarin ticaretini yapanlar bir ek is gibi köle de satiyorlardi. Ancak sadece bu isle ugrasanlar da vardi, hatta 1857 yasagina kadar köle saticilarinin yasal localari da vardi. Bu localar varliklarini yasaktan sonra da belli bir süre sürdürmüstür.

Bir kölenin günlük beslenme masrafi 1 kurus ile 2 kurus arasinda degisiyordu. Köle tacirinin, kölenin giydirilmesi, tasinmasi, hastalik durumunda degerin düsmesi, ölümlerde tümden malin yitmis olmasi gibi nedenlerle tacirlerin karlari az oluyordu. Yine de kar oranlari yüzde 20 ile 50 arasinda degisiyordu.

Tüketici acisindan ise alinan bir köle asagi yukari 6-7 yilda kendisini amorti ediyordu. Ortalama azat süresi 7 yil civarindaydi, ancak 20-30 yil hizmet eden köleler de oluyordu. Bircok durumda azat edilen köle ayni evde calismaya devam ediyordu. Köleler ailenin bir üyesi sayildigi icin dinsel acidan sorun da yaratmiyordu. Basi acik olarak ailenin icinde dolasabiliyordu. Özgür bir müslüman kadinin ise ailenin erkeklerinin yanina kapali sekilde girmesi gerekiyordu. Bu yüzden özgür hizmetci yerine köle hep tercih edilmisti.

Osmanli’da Köle Ticaretinin Hacmi

Imparatorluk’ta köle ticaretinin doruk noktasina ulastigi dönem 19. yüzyilin ücüncü ceyregi idi. 1840 ile 1890 aradindaki dönemde ortalama yillik köle satislari su miktarlarda idi.

Trablus vilayetinden girisler: 2000 köle
Hicaz ve Yemen’den girisler: 4000-5000 köle
Basra’dan girisler: 2000-3000 köle
Misir’dan girisler: 1000-2000 köle
Cerkes köle girisleri: 1000-2000 köle (1860 sonrasindaki dönemsel kitlesel köle girisi haric)

Toplam olarak yillik ortalama 11.000 ile 13.000 kölenin imparatorluga getirilip satildigi görülmekedir. Bu ticarette dönem dönem yükselisler yasanabiliyordu. Bir karsilastirma yapmak icin 1811 ile 1870 arasinda Kuzey, Orta ve Güney Afrika’ya yapilan köle ithalati yilda ortalama 31.000 köle idi. Demek ki, Amerika kitasina yapilan ithalatin yaklasik ucte biri kadar bir köle Osmanli imparatorluguna gelmekte idi.

Kitabı satın almak isterseniz(Şuan tükenmiş görünüyor):

http://tarihvakfi.org.tr/YayinDetay/osmanlikoleticareti/226

Bu Yazılar da var

Kütüphane-1

Akide KONU KAYNAK BOYUT PDF KONU KAYNAK BOYUT PDF Selef-i Salihîn Akidesi Abdullah b. Abdulhamid …

Osmanlı Padişahlarının Tuğraları ve anLamLarı [Resimli]

OsmanLı PadişahLarının TuğraLarı Ve AnLamLarı [ResimLi] ORHAN GAZİ’nin Tuğrası AnLamı SULTAN MURAD HÜDAVENDİGAR’ın Tuğrası AnLamı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.